Konsept, ilk taslak çizimlerle birlikte başlar...

Ardından, karina ve gövde şekli optimum performans için biçimlenir, ve hidrodinamik ayarları yapılır. Bunu güverte ve iç mekanları içeren kararlar ve çözümler takip eder. İç dizayn, standart  ve opsiyon listelerinin oluşmaya başlamasıyla birlikte teknelerimizin üretim süreci sonuca ulaştırılır.

Bir metreküp su, bir metrik ton ağırlığındadır. Bazen, açık denizde, teknenin üzerinden bunun on misli su geçiyor. İşte tam da bu yüzden, ekibin güvenliği için, gövde ve karinanın altyapısı zincirin el sağlam halkası olmalı. Her yeni Delphia modeli üzerinde çalışmaya başladığımda, aklıma ilk gelen konu budur. Tabii ki denizciliğin her şeyden önce bir keyif işi olduğu unutulmamalıdır.

Uzun yıllar süren çalışmalar sonucu, YSI teknolojisini geliştirdik. Bu teknoloji, teknelerimizin sağlam fakat hafif karina ve gövde yapısının, yani teknelerimizin güvenli ve hızlı oluşunun da temelini oluşturur.

 

 

Gövde, güverte ve iç alanların yapımında ahşap ve plastik kullanıyoruz. Bunun yanında aluminyum alaşımları ve çelikten de faydalanıyoruz. Bu seçimlerimiz, uzun yıllar boyunca tekne üretmemizin ortaya çıkardığı evrimsel bir sürecin sonucudur. Zengin geleneklerimizden teknenin sağlamlığına ve değerine katkıda bulunacak kısımları seçip bunu teknemizin güvenilirliğinin yanı sıra tüm denizciler için ulaşılabilir olmasını da sağlamak için yapıyoruz.

Şimdiye kadar, 20,000'i aşkın deniz taşıtı ürettik. Uzun vadede kıymetli ve dayanıklı tekneler üretmek için uzun yılların getirdiği tecrübemiz, geleneklerimiz ve son teknolojinin birleştirilmesini kullanıyoruz.

 

Delphia'nın iç tasarım alanında yeni bir standart belirlemesinin zamanı geldi. İç alanların karakteri, değerlendirilmesi ve alan yaratılırken kullanılan materyaller. Bizi piyasanın kalanından ayıran ve asıl önemli şey ise bulduğumuz tasarımsal çözümler.

Delphia'nın imzası niteliğindeki tasarımı, 3 temel kuralla şekillenir. İlk kural; az çoktur. İkinci kural; yat, bütün bir oluşumdur ve denizde çıkabilecek sorunları engellemek için tümden sistemli bir yaklaşım gerekmektedir. Üçüncü kural; kullanıcı önceliklidir. Biz her tekne sahibinin kendi Delphia'sını bulmasını isteriz. Bu denizcilik hayatına yeni başlamış acemi bir denizci için de, okyanus aşırı seyirler yapabilen usta denizciler için de geçerlidir.